SORGED - Sorgun Gençlik Derneği
Mehmet MAĞAT

Mehmet MAĞAT

bilgi@sorged.org

Karadeniz'in Büyülü Köşesi: Gürcistan

Herşey, Bodrum seyahatim sırasında Facebook hesabımı kontrol etmem ve gezinirken, Gürcistan'daki proje için yayınlanan katılımcı çağrısını görmemle başladı. Aslında sürekli proje arayışı içerisinde olan birisi içinde farklı bir durum değil bu. 

Eğer gerçekten bu ve bu gibi AB boyutlu projelere ilgiliyseniz, gözünüz kulağınız sürekli sosyal medya hesaplarınızın üzerinde oluyor. Acaba yeni bir proje duyurusu, yeni bir gönüllülük ilanı var mı diye Herkesin hayatında kaçırmaması gereken bazı fırsatlar ve özel anlar vardır. Benim için de bu en özel anlar, gittiğim projelerde geçirdiğim o unutulmaz vakitlerdir.

Şimdi gelelim benim Gürcistan Hikayeme

Facebook'da duyuruyu gördüm ve hemen belirtilen mail adresi ile iletişime geçtim. Proje ile ilgilendiğimi ve katılımcı olmak istediğimi belirttim. Üzerinden bir saat bile geçmeden bir mail aldım ve Gürcistan'ın Kobuleti şehrinde gerçekleşecek olan projeye katılımcı olarak seçildiğimi öğrendim. O an benden mutlusu yoktu. 

Türkiye'den 3 kişi olarak katılacaktık. Seçildiğimi öğrendikten hemen sonra ilk yapmam gereken şey, Gürcistan'a birlikte gideceğim diğer iki kız arkadaş ile tanışıp en uygun uçuşları bulmaktı. Projenin gerçekleşmesine 3 gün kala bilet arayışımız sürüyordu. Telefon trafiği, facebook mesajlaşmalarımız, mailler, whatsapp derken nihayet bize en uygun olan uçuşu bulduk.

Gürcistan'a gitme durumumun kesinleşmesiyle birlikte, ben de Bodrum tatilimi yarıda kestim ve İzmir'e dönmek durumunda kaldım. Eve geldim, yanıma birkaç eşya daha almam gerekiyordu. Valizim, uçak biletim ve diğer gerekli tüm dökümanlarım hazırdı ve ben de artık hazırdım. Gün geldi çattı. Ertesi gün (19.05.2014) akşam İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan  THY'nin tarifeli 19:50 uçağıyla İstanbul Atatürk Havalimanı'na olan uçuşum için havalimanına geldim gerekli işlemleri tamamladıktan sonra uçağa bindim. Herşey çok güzeldi. Ta ki 19:50'de kalkması gereken uçağın 20:30'da kalkmasını öğrenene kadar.(Kaptan pilotumuz uçağın kapılarından birinin kapanmadığını  ve dolayısıyla kalkışımızın biraz geç olacağını, sorunun düzeltilebilmesi için teknik ekibin beklendiğini söyledi. ) Tüm bu aksiliklerin ardından 21:30'da İstanbul Atatürk Havalimanına inişimizi gerçekleştirdik.

Ama beni daha büyük bir koşuşturmacının beklediğinden habersizdim.Bunun üzerine, kalkışımızın geç gerçekleşmesi yetmiyormuş gibi yaklaşık 40 dakika kadar bir sürede bagaj almak için bekledim. İç Hatlara iniş yaptığımızdan dolayı, İç ve Dış Hatlar arasındaki mesafede oldukça uzak.  Valizimi aldıktan sonra, diğer iki arkadaşım ile buluşmak üzere Dış Hatlar terminaline gitmek için koşturmaya başladım. Terminal içinde birbirimizi bulduktan sonra 23:30'daki Tiflis uçuşumuz için gerekli check-in işlemlerimizi gerçekleştirmek üzere havayolunun belirlediği kontuara yöneldik ve biniş kartlarımızı alıp, valizlerimizi teslim ettikten sonra Pasaport Kontrol Noktasına geldik. Artık her şey hazır, biz hazır uçuş saatimizi bekliyorduk.

Benim katılacağım üçüncü proje, diğer iki arkadaşımın ise ilk deneyimi olacaktı. İster istemez bir heyecan vardı hepimizde, üstelik aramızdaki bir arkadaşımızda hayatında ilk kez uçağa binecekti. Bir de onu sakinleştirmekle uğraştık. Gece uçuşu benim için her zaman farklı ve özel olmuştur. Yine bir gece uçuşu ile karşı karşıyaydık. Gündüz uçaktan manzara izlemek ne kadar güzel ise, gece manzarası da bir o kadar güzel. Her yer ışıl ışıl.Gürcistan saati ile 02:40 itibariyle Tiflis Uluslar arası Havalimanına inişimizi gerçekleştirdik. 

Hayatımda gördüğüm en küçük havalimanı diyebilirim. Gürcüler çok samimi ve sevecen insanlar. Tiflis'e indiğimizde yaptığımız ilk şey, havalimanında bir Exchange Office bulup elimizdeki Türk Liralarını Gürcistan Lari?sine çevirmek oldu. 8 gün boyunca yaşayacağımız o müthiş deneyimin ilk dakikalarındaydık artık. Havaalanında bizi Gürcistan ekibinden Roma ve Zako karşıladı. Projenin gerçekleşeceği ve bizim dolu dolu 8 günümüzü geçireceğimiz Kobuleti şehrine gidecektik hep beraber. Ama bunun için Romanya ekibini bekliyorduk. Romanya ekibinin de gelmesi ile birlikte Kobuleti'ye gitmek için hazırdık. Gürcistan ekibinden Zako'ya Tiflis-Kobuleti arasının kaç saat sürdüğünü sordum ve bana yaklaşık 6 saat olduğunu söyledi. O an kısa süreli bir şok yaşamıştım tabiî ki.  

Ama Siz siz olun, eğer ki bir gün Kobuleti'de bir projeye katılacak olursanız uçuşunuzu sakın İstanbul  Tiflis olarak almayın. Çünkü İstanbuldan Batum'a direkt uçuşlar var. Biz bunu sonradan öğrendik ve Batum - Kobuleti arası sadece 25 dk.  Türkiye ile Gürcistan arasında 1 Saat gibi bir saat farkı var. Gürcistan bizden tam 1 saat ileride. İstanbul'dan Tiflis yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Üstelik Gürcistan Türkiye'den gelecek olanlardan pasaport ve vize talep etmiyor. Nüfus Cüzdanınız ile birlikte ülkeye giriş yapabiliyorsunuz. 

Tiflis bizi yağmurla karşılamıştı, yol boyunca araçta yağmuru izledik hep. Bir ara uyumuşum. Gözümü açtığımda Kobuleti ye varmıştık. Kobuleti tam bir sahil şehri ve plajıyla ünlü bir kasaba. Kalacağımız gençlik evine geldik, odalarımıza yerleştik. Ben kocaman odada tek başıma kalacaktım. Akşam ki, Welcome Party'e  kadar dinlenmek üzere odalarımıza çekildik. Proje boyunca çeşitli oyunlar ve aktivitelerin yer aldığı etkinlik programını inceledim. 8 günün, 6 günü dolu dolu geçti. Çeşitli energizerler, tanışma aktivitileri, gönüllülük kavramı, ağ kurma vs. gibi etkinlikler gerçekleştirdik. Gürcistan'da kaldığımız süre içerisinde, Karadeniz'in o eşsiz doğasına kurulu bir sahil şehri olan BATUM'u görmeden ülkeye geri dönmek olmazdı. 

Gün boyunca Batum'u gezdik, Yunus Akvaryumuna gittik. Batum'un ve Gürcistan'ın diğer yöresel lezzetlerini tanıma fırsatı bulduk. Batum'a gidip de, akşam şehri tepeden görmemek olur mu hiç? Olmaz dedik ve teleferiğe bindik. Şehir gerçekten gecesi ve gündüzü ile aşık olunacak kadar güzel. Son gün de Romanya ekibi ile beraber tüm gün Tiflis'i gezme fırsatımız oldu. Dönüş uçuşumuz sabaha karşı olunca, bütün gece Tiflis sokaklarını keşfettik. Her projemde olduğu gibi, bu projede de çok güzel dostlar edindim ve yine bu dostlarımdan her ne kadar tekrar görüşmek için söz alsam da,  çok zor ayrıldım.

Daha fazla uzatmadan son olarak,

Yaşayacağınız en güzel, en özel ve size artısı fazla olacak olan bir deneyimdir bir AB projesine katılmak. Önünüze gelen projeleri sakın ülke olarak değerlendirmeyin, projenin konusunu ve yaşayacağınız güzel anları, öğreneceğiniz yeni yeni bilgileri, edineceğiniz yeni dostlukları düşünerek ve projenin size katacağı artıları düşünerek yola çıkın. Bana göre, görmediğiniz her ülke, gitmediğiniz her yer kıymetli ve özel. Her ne olursa olsun, yılmadan başvurun.

Bana bu fırsatları yakalamamda, değerlendirmem de ve tanımamda öncü olan ve bu güzellikleri ilk olarak bulaştıran başta lise öğretmenim Bilginer KOÇ'a, her koşulda desteğini ve emeğini esirgemeyen can ablam Gülsün DERSE'ye ve Gürcistan'daki bu projeye katılımımda emeği büyük olan sevgili hocam Ferah ŞENAYDIN'a ve projeye katılımcı olmamı uygun gören hocam Halil YAVUZ'a ve bu sayfada bana da yer ayıran sevgili Halil UĞUZ'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

AB projeleri hakkında bilgilenmek isteyen, benim gibi bu tür projelere katılmak isteyen arkadaşlara her zaman destek olabileceğimi de belirtmek isterim.

Bana aşağıdaki sosyal medya hesaplarım üzerinden ulaşabilir, AB Gençlik Değişimleri hakkında merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

twitter.com/mehmgt

instagram.com/mehmgt

facebook.com/magatmehmet

 

 
Son Yazıları Tüm Yazıları
Dernek Scripti: Medya İnternet