SORGED - Sorgun Gençlik Derneği
Fatih GÜLMEZER

Fatih GÜLMEZER

bilgi@sorged.org

Gençlik Değişimleri Gençler İçin!

Ben Fatih Gülmezer, 21 yaşında ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisiyim. Bu yazıda sizlere AB projeleriyle nasıl tanıştığımdan ve şu anda yaptıklarımdan bahsedeceğim.

AB projelerinden ve özellikle Gençlik Değişimlerinden ilk kez yaklaşık 1.5 sene önce liseden beri arkadaşım olan Alican Çakmak’tan, onun katılımcı olarak katkıda bulunduğu bir proje sonucunda haberdar oldum. Sanırım ilk projesinde Bosna’ya gitmişti. Ben de o zamanlar ‘Bosna’da ne yaptınız abi ne var ki orada savaşın izleri mi?’ diye bu gezisiyle biraz da alay etmiştim. Projeyi turistik bir gezi olarak algılarsak ilk gideceğimiz ülke Bosna Hersek olmazdı sonuçta. O, ‘bak proje öyle bir şey değil, oradaki insanlarla vakit geçiriyorsun, güzel ve sıcak bir ortam var vs.’ diye anlatmaya çalışsa da tecrübe etmeden inanamayacaktım. Projeler hakkında aslında var olmayan ancak duyduklarımla hayal dünyamda oluşturduğum algım 2014 Haziranında pasaport sorunu sonucunda Sırbistan’daki bir gençlik değişimi projesine katılamayan bir arkadaşımın yerine ‘Urgentparticipant’ olarak katıldığım zaman değişti.

Sırbistan’da katıldığım proje tam bir fiyaskoydu. Gençlik Değişimini hayatında görmemiş, duymamış insanları koysanız ‘Gençlik Değişimi böyle olmaz canım’ diyebilirlerdi. Benim gibi ilk kez bir projeye katılan biri için de cesaret kırıcı bir olaydı. Çalışma düzeninden konaklama ve yemek gibi fiziksel koşullara kadar tamamen bir hayal kırıklığıydı. Her neyse, yine de proje sonunda aslında projelerin bundan daha iyi yapılabileceğini, ortamın paylaşmaya ve yeni şeyler yaratmaya ne kadar uygun olduğunun farkına vardım. Yurtdışına turistik olarak çıkmaktan daha eğlenceli ve dolu dolu olduğu barizdi. Sonuçta projeye katılımcı olarak gelen insanlar Dünya üzerinde tanımaya, tanışmaya, yeni şeyler öğrenmeye ve bilgi, kültür değişimine en açık insan topluluğunu oluşturuyorlar. Ben de arkadaşlarımla beraber 2014 yazının sonuna doğru Ekim dönemi için bir proje yazmaya karar verdim. Bunun için de Ulusal Ajans’ın Ağustos ayında düzenlediği 2 günlük eğitime arkadaşımla beraber katıldım.

Yazacağımız projenin kabul edilmese bile bize kazandıracağı şeyler olacaktı: Başvuru formunu hazırlamak bile başlı başına bir proje olduğundan, en azından rapor yazmış olacağız diyerek işe koyulduk. Hiçbir sivil toplum örgütüyle işbirliği yapmadan gönüllü genç grubumuzu oluşturduk. Proje yazma süreci eğlenceliydi. Yaklaşık 1 haftada hazırladık ve sisteme yükledik. Yılın son gününde projemizin kabul edildiği ve hibelendirileceği haberini aldık. Yani proje yazmak ve bunun Ulusal Ajans tarafından kabul edilmesini sağlamak o kadar da zor bir iş değil. Dikkat edilmesi gereken noktalar ise raporlama tekniklerine, diline hakim olunması ve proje konusunda yetkinlik. Yani üstünde çalışacağınız konuyu bilmenizin dışında bunu sunmayı da bilmelisiniz.

Şu anda benim ve arkadaşlarımın önünde uygulanması gereken bir proje ve tatlı bir telaş içinde geçecek hazırlık süreci sonunda 10 günlük dolu dolu, eğlenceli bir faaliyet dönemi var. Bu projenin bize ve bizim gibi gençlere kazandırabilecekleri ise faaliyet sürecinin limitlerini aşacak. Hazırlık süreci boyunca edineceğimiz organizasyon ve yönetim tecrübesi muhakkak bizim için önemli bir tecrübe olacak. Ayrıca faaliyet sürecindemeydana gelebilecek olası krizleri yönetmek, bir topluluğa liderlik etmek de ilerisi için bize yararlı olacak. Ayrıca bu projeler tamamen gönüllülük esasına dayandığından yapılacak işler de angarya olarak gelmeyecek diye düşünüyorum. Bu nedenle AB Gençlik Değişimleri benim yaşımdaki gençlerin sadece birkaç hafta yurtdışına çıkma, eğlenme fırsatından daha fazlası olarak algılamaları gereken bir alan. Gördüğünüz gibi proje yazmak ve onu yönetmek zevkle yapılabilecek ve biz gençlere tecrübe kazandırabilecek bir gönüllülük faaliyeti.

Fatih Gülmezer

Son Yazıları Tüm Yazıları
Dernek Scripti: Medya İnternet