SORGED - Sorgun Gençlik Derneği
Tuğçe Demir

Tuğçe Demir

bilgi@sorged.org

Fotoğraflarda gördüğüm o güzel ülkede miyim?

Fotoğraflarda gördüğüm o güzel ülkede miyim?

Üniversitenin son senesinde, sadece fotoğraflarda gördüğüm ülkeye gitmekte varmış…  Ve yüksek lisans kazanılır, içimde kalan Erasmus programına başvurulur, kazanılır ama bitmez… sorunlar geliyor arkalarında süprizlerle.

Güzel sanatlar öğrencisiyim ve benim deneyimlerimde birçok öğrencinin soru ve sorunlarında çözüm bulabileceğini düşünüyorum. Yüksek lisans eğitim döneminde erasmus öğrenci hareketliliğine başvurdum. İlk sene derslerimi verip tez aşamasında 1 dönem İtalya- Accademia Di Belle Arti di Firenze de eğitim aldım ama tavsiyem kesinlikle 1 yıllık gidin arkadaşlar. Tez aşamasında gitmek yüksek lisansımı bu kadar uzatacağını bilmiyordum ve ek süremi de almış bulunuyorum artık mezun oluyorum.

Başvuru sürecinde Erasmus kordinatörümün yardımı ve Erasmus ofisinin işlerimi uğraştırması sonucunda evraklarımı doldurdum ve okula gönderdim. 1 ay beklememe ragmen cevap mektubum gelmedi. Tabiki Ağustos ayında yani italyanların en önemli tatil dönemlerinde onlardan cevap bekliyordum. Neyseki mail yoluyla iletişime geçtim ve kağıtlarım oradan da imzalı şekilde geldi. Artık gidiyordum… Öncelikle orada beraber kalacağım arkadaşımla kursta tanıştık ve ben sınıf arkadaşımla gidiyordum. Arkadaşlar en büyük önerim yakın arkadaşınızla gitmeyin. Çok şanslıydık, evi internetten bulmamıza ve tehlikeli bir iş yapmış doluğumuzu düşünmemize rağmen öyle tatlı insanlarla tanıştık ki ömürlük dost edindik. Ognissanti Apartmen-Firenze de bize kalacağımız çok güzel bir daire ayarlamıştı. Ama belirtmem gerekiyor ki burada ki İdata vize konusunda her kağıdı eksiksiz istiyor, 3. Gidişimde sonunda Konsolosluk için randevu almıştım. Rötarlı olarak Bologna’ya varmıştık ve şimdi Bologna dan kalkan Shuttle maalesef gittiğimiz zamanın sonunda düzenlenmeye başlamıştı.

Sonunda Bologna’ya gelmiştik ve akşam geç vakitte firenzedeydik. Aslında tren istasyonu ve ev çok yakın mesafedeydi ama yağmurda ıslanınca, gecikmeli gidince taksiye atladık, o yol taksiyle daha da uzadı. O an öğrendim ki taksi de bavullar için de ücret alınıyormuş. Biz gecikince merakta kalan, daireyi kiraladığımız ilgili bayan bizi kapıda bekliyordu, çok sıcak bir karşılamaydı bu. Ertesi günlerde etrafı tanımaya çalışırken Hollanda’dan gelen grubun çok güzel sokak konseri ve danslarını izledik. Sokaklarda her an bir etkinlik var. size mutlu eden müzik, gitar sesleri her an duyulabilir. Bu bize moral olmuştu. Evi bulmuştuk sıra okulda…

Haritamıza bakarak okulumuzu da bulduk ama Ekim ayında başlayacak dersler Kasım ayında başladı ve ders seçimi burada alıştığımız yöntemden farklıydı. Her öğretmen derslerde bize yardım edecek kadar ingilizce bilmiyordu ve derslerini seçebilir miyiz diye onlarla konuşmamız bize söylendi.Okulun bahçesindeki ve girişindeki panoya asılan, genel derslerin yazıldığı listeyi alarak öncelikle seçebileceğim dersleri belirledim sonra da hocalarla konuşarak ders hakkında, kullanılacak malzemeler hakkında ve dersi alıp alamayacağım hakkında bilgi aldım. Fakültem Güzel sanatlar olduğu için bazı malzemeler pahalıydı ve benim düşüncem italya da boyalar vb. malzemeler birazcık pahalı ama çok güzeller. Bu arada ben çok azcık puanla hibeyi kaçıran bir öğrenciydim ve hibeyi alan beraber gittiğim sınıf arkadaşımdı. Beni şaşırtan öğrencilerin çoğunun ingilizce bilmemesi, konuşmayı tercih etmemeleri ve fazla yardım  sever davranmamlarıydı ki bu konuda çinli tüm öğrencilere teşekkür ediyorum. Hatta bir derste italyan bir kız öğrenci bana okulumu değiştirmem gerektiğini, burada öğrenci ve öğretmenlerin fazla ingilizce bilmediğini, italyanca bilmediysem neden bu ülkeyi tercih ettiğimi sordu. Ben de okulunun beni Kabul ettiğini ve buraya gelmek için ingilizce sınavdan geçmek zorunda olduğumu söyledim. Derslerde öğretmenle özel olarak konuşup durumunuza açıklık getirmenin yararlı olacağını ve ders içeriği, sınavlar, teslim edilecek  ödevler hakkında bilgi almanızı öneririm çünkü sınav zamanlarında ödev teslim sayısı hakkında karışıklık çıkabiliyor. Derslere adapte olmaya çalışırken beraber gittiğim arkadaşım stresten rahatsızlandı ve şehri yeni keşfederken yolunu iyice öğrendiğimiz yer hastane oldu. 1-2 hafta hastanede kaldıktan sonra Türkiye’ye döndü ve konuştuğumuz gibi bende Erasmus ofisine arkadaşımın rahatsızlanıp döndüğünü, hibeyi alıp alamayacağım hakkında bilgi istedim. Bu konuda aramızda biraz sorun yaşadıktan sonra, İtalya’daki okul öğrencinin sağlık sorunları nedeniyle döndüğünü bildiren bir yazı yazıp gönderdi ve benim hibeyi alabilmem için işlemler geçte olsa başladı. Hibeyi eğitimi bitirip Türkiye’ye döndüğümde alabildim ancak. Oradaki hastane konusunda Sağlık sigortanız otomatik devreye giriyor,sizden fazla para alınmıyor (sağlık için yapılan işlemlere gore değişir elbette ama arkadaşım iğne oldu, serum takıldı, midesi yıkandı, hastanede yattı bir aç gece) İtalya’daki hastanelerde ağrı içinde saatlerce bekliyorsunuz bilginiz olsun. Doktor yok mu diye feryat etmiştik artık.

Gelelim oradaki oturma izni işlemlerine. Ptt den italyanca formu alıp bir arkadaşımız yardımıyla doldurduk. Oturma izni için polis karakolunda uzun bir bekleyişiniz oluyor  ve orada vezne de size bir şey söylüyorlar ama anlayamıyorsunuz eğer benim gibi italyancanız yoksa. Bunun anlamı sanırım oturma izni için yatırdığınız paradan sonra ( krizden dolayı vergiler orada yüksek, herşeye olduğu gibi ona da zam gelmişti) telefonunuza mesaj geliyor ve yabancılarla ilgili polis karakoluydu yanlış hatırlamıyorsam geçici verilen oturma izni kartınızı alıyorsunuz.

Öğrencilerle kaynaşmak biraz zaman alsa da sonra herşey rayına oturuyor. Hala görüştüğüm çok tatlı arkadaşlarım ve öğretmenim oldu. Orada hiç alanım olmayan bir dersi aldım ve başarılı olabilir miyim acaba dedim… iyiki almışım o dersi çünkü dünya tatlısı, beni sürekli motive eden bir hocayla tanıştım. Ona Türkiyeden ufacık bir hediye almıştım ve sandığımdan daha da sevinip değer verdi. İtalyanların bu huylarına bayılıyorum ve her sorunu unutturuyorlar. Gelmeden once yabancı arkadaşlarımıza evimizde verdiğimiz Türk yemeklerini sunduğumuz akşamımız, okul zamanlarımız herşey çok güzel bir deneyimdi ve iyiki yapmışım diyorum ve yanımda ki başka bir arkadaşım hep destekçim oldu bu konuda da çok şanslıyım sanırım.

Ufak notlar eklemem gerekirse otobüslerle her yere rahatça ulaşabiliyor, aldığınız biletin süresi bitene kadar kullanabiliyorsunuz. Sakın otobüse biletsiz binmeyin ya da trenlere çünkü sabah, öğlen, akşam yapılan bilet kontrolleri sonuncunda ceza ödemek zorunda kalırsınız ki bu öğrenciler için 55 euroydu. Eğer uzun sure orad kalacaksanız, özel öğrenci yurtlarında kalabilirsiniz ama bunun için başvuru yapmanız gerekiyor, yaklaşık 1 yıla yakın bekleyebilirsiniz. Bu yurtlar iki kişilik, tek kişilik olabiliyor. Fiyat değişiyor ama ortak kullanabileceğiniz mutfağa, ders çalışma alanlarına, kendi içinde café tarsi yere sahip ve temiz. Birine birşey sorduğunuzda ya da dükkandan çıkarken teşekkür etmeyi unutmayın çünkü üşenmeden yola çıkıp arkanızdan teşekkür etmedin diye seslenebiliyorlar. Oradayken fahri konsolosumuzu ziyaret etmiştik ama davetiye mektubuyla ilgili bilgi almak istediğimde konsoloslukta ve Roma daki konsoloslukta görevli kişilere rahatça ulaşamamıştık. Sık sık otobüs ya da tren kullanıyorsanız bunun için taşıma kartı almanız daha uygun oluyor maddi açıdan. Tren istasyonlarında melekler çıkıp bavullara yardım ediyor ya da peronu bulmanıza yardım ediyorlar. Ben o meleklere çok teşekkür ediyorum. Herkese başarılar.

Tuğçe DEMİR

Son Yazıları Tüm Yazıları
Dernek Scripti: Medya İnternet