SORGED - Sorgun Gençlik Derneği
Murat TAŞKIN

Murat TAŞKIN

bilgi@sorged.org

Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi

İtalya..  Hep gitmek istiyordum bu ülkeye. Bilmiyorum bu istek neden kaynaklanıyordu. Belki de tarihten geliyordu. Hani Fatih Sultan Mehmet İtalya’yı almaya gidecekti de zehirlenip ölmüştü ya. Benimde o olayı öğrendikten sonra İtalya’ya gitmek içimde kaldı herhalde 

Bir gün dernekten çok sevdiğim arkadaşım yazdı. ‘İtalya’da proje var, yeşil pasaportlu katılımcı arıyorlar. Gitmek ister misin?’ Hemen evet yazdım. Sonunda merak ettiğim, hayellerimi süsleyen İtalya benim için ulaşılmaz değildi. Ama tabi her güzel şey gibi bu da kolay değildi. Projeye başvurdum ama ben başvurmadan 5 dk önce birini kabul etmişler. Haliyle çok üzüldüm. Bi anda  gelen fırsat bi anda ellerimden kayıp gitmişti. Ama yapacak bir şey yok, herkes gitmek istiyor, herkesin hakkı var projeye katılmaya diye düşündüm ve HAYIRLISI ise olur dedim. Ama yine de hergün mesajlarıma bakıyorum küçük de olsa bir umutla bekliyorum. Belki birisi vazgeçer diye. Üç gün sonra, sabah uykulu bi halde mesajlarımı kontrol ederken şu mesajı görmemle yataktan fırlayıp dans etmem bir oldu: ‘Dostum bir kişinin vizesinde sorun çıktı. Hemen Roma biletini al.‘ Hemen ailemi aradım ve anne ben İtalya’ya gidiyorum dedim. Bu benim proje ile ilk yurt dışına çıkışım olacaktı. Aileme yol masraflarımın kalacak yer ve yemeğimin karşılacağını söylediğimde cevapları ‘ Oğlum o nasıl iş öyle, bu de devirde kim bunu yapar? Hem kiminle gidicen kiminle kalıcan? sen tek oğlumuzsun başına bir şey gelirse biz ne yaparız? ‘ oldu. Babamın da desteğiyle annem sonunda ikna oldu bu işe. Biletimi aldım ve beklemeye başladım.

Uçuş günü de ayrı bir olay oldu. Çıkış yaptıktan sonra aklımıza geldi ki bilet faturalarını almamışız. Hemen gittik giriş yaptığımız kapıya, bizi yan taraftan alacaklar sanıyoruz. Meğersem ülkeden çıktığımız için tekrar ülkeye giriş yapmamız gerekiyorumuş. Bu işler de hemen öyle kapıdan geçmekle olmuyormuş. Öyle olunca işlemler de uzun sürüyor. Bizi başladı endişe sarmaya, ya uçağı kaçırırsak? Koşa koşa da olsa, kan ter içinde de olsa o uçağa yetiştik ve İtalya’ya gittik.

Gittiğimiz projenin konusu homoseksuel insanlar hakkındaydı. Gitmeden önce bazı çekincelerim oldu. Çünkü hepimiz biliyoruz ki Türkiye’de henuz aşılamayan bir konu. Benim için de öyleydi. Arkadaşlarıma söylediğimde benimle dalga geçenler oldu. Ama bunların hepsi boş çıktı. Homoseksuellik konusunu her açıdan işledik. Dinin ve din adamlarının bakışını, trans insanların neler yaşadığını ve neler hissettiğini dinledik. Projenin son gününde ise destek olmak amacıyla şehir merkezinde küçük bir konser düzenledik ve oradaki insanlarla hep beraber danslar edip şarkılar söyledik.

Projeye gitmeden önce homoseksuel bir insan görsem yolumu değiştirdim. Konuşmaz, selam bile vermezdim. Oradayken onlarla aynı odada bile kaldım ve gördüm ki korkacak hiçbir şey yok. Tabularımı yıktım ve bir sürü arkadaş edindim. Anladım ki insanlar insan oldukları için değerli. Görüşleri, tercihleri hiç kimseyi ilgilendirmez.

İtalya’dayken elimizde bavullar, 5 kişi başladık gezmeye. Canımız ne tarafa gitmek isterse o tarafa gitmeye. İşte o duygu var ya o duygu. O özgürlük duygusu, o hayallerini gerçekleştirme duygusu. İşte sadece o duygu için bile projeye gidilir arkadaşlar. Ben gittim ve yaşadım. İnşallah sizde bu duyguları yaşarsınız ve benim gibi bu olanları torunlarınıza anlatma hayali kurarsınız 

Son Yazıları Tüm Yazıları
Dernek Scripti: Medya İnternet