SORGED - Sorgun Gençlik Derneği
Fatma Gülbahar Ekinci

Fatma Gülbahar Ekinci

bilgi@sorged.org

“Dünyanın diğer yarısında ay ışığını gördükten sonra ben eski ben değilim.”

Merhaba,

Ben Fatma Gülbahar EKİNCİ. Atatürk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. Yaklaşık 4 yıldır SORGED ailesinin gönüllüsüyüm. Daha önce derneğin yurt içinde ve yurt dışında projelerine katıldım. Proje deneyimlerimi yazmayı çok seviyorum çünkü ben de daha önce bir projeye katılan arkadaşımızın yazısını okuyup derneğe gönüllü olmuştum.

Ne yazık ki ülkemizde İngilizce konuşma pratiği yapmak için pek fazla fırsat bulamıyoruz -eğer turistlik bir yerde yaşamıyorsak-.Ben de kendimi geliştirmek için her zaman Erasmus+ projelerini takip ettim.Erasmus+ projeleri benim için o kadar güzel ki asla bir projeyle yetinmek istemiyorum.Her projenin son günü bir sonraki proje için heycanlanıp planlar yapmaya başlıyorum. Bu projeye başvuru yaptığım dönemde sınıf arkadaşlarım okulumuzun Erasmus sınavına hazırlanıyordu. Ben okulun sınavına başvuru yapmadım ama sınıfta dönem içerisinde yurtdışına gitme fırsatı yakalayan tek kişi de bendim.

Projemizin adı ‘’Make Changes Happen’. Portekiz’in Tomar şehrinde gerçekleşti. Proje katılımcıları Portekiz, Türkiye, Polonya, Bulgaristan, Kıbrıs, Estonya ve Litvanya’ydı. Şehre vardığımızda şehir çok sakin olmasına rağmen insanları çok sıcak kanlı ve yardımseverdi. Hostel görevlisi pasaportumuzu gördüğünde güler yüzle ‘’Merhaba’’ dedi ve orada görevli olduğu her gün proje için rehabilitasyon merkezine giderken ‘’Görüşürüz’’ diyerek bizi uğurluyordu.

Proje boyunca engelli insanlarla onlar için yapılan bir rehabilitasyon merkezinde vakit geçirdik. İlk gün rehabilite merkezini tanıdık. Ben gözlerime inanamadım çünkü gittiğimiz şehir 40.000 nüfusu olan bir şehir ama çok donanımlı bir rehabilitasyon merkezine sahipti. Merkez, engelli bireyleri gündelik hayata adapte etmeye çalışıyordu ve bunda da gayet başarılı olduklarını çok yakından gözlemledik. Öncelikle bize engelli bireylere nasıl yardımcı olmamız gerektiğini öğretip, işlerini kolaylaştıran ekipmanları tanıttılar. Sınıflarında halı dokumayı, işleme yapmayı, enstrüman çalmayı, dans etmeyi, spor yapmayı, yemek yapmayı, yemekhanede kullanılacak malzemeleri hazırlamayı ve bahçe işlerini öğreniyorlardı. Biz de yaptıkları işlemleri gözlemliyorduk hatta öğreniyorduk. Beraber günlerimiz geçtikçe hem ekip arkadaşlarımızla hem de rehabilitasyon merkezindeki arkadaşlarımızla samimiyeti ilerlettik. Engeli olan arkadaşlarımız bizi o kadar sevmişti ki sürekli bizimle konuşmak, fotoğraf çekilmek ve dans etmek istiyorlardı.Her birimiz farklı ülkeden, farklı dinden, farklı mezheptendik ama onlar bunun farkında değillerdi.Her birimize aynı sevgi ve ilgiyle yaklaşıyorlardı.Dahası birbirlerine de sevgi dolu ve yardımseverlerdi.Yemek yerken, sınıflarına giderken birbirlerine yardımcı olmaya çalışıyorlardı.

Rehabilitasyon merkezine gittiğimiz sürenin dışında ekipteki arkadaşlarımızla vakit geçirmeye çalıştık. Düzenlenen kültür gecelerinde onları ve ülkelerini yakından tanıma fırsatı bulduk.Kültür gecesi yaptığımız binada mutfak bulunmadığı için götürdüğümüz Türk kahvesini içmek isteyen katılımcılarla hostelde içtik ve fal baktık! Siyaset politikacıların işi deyip birbirimize karşı kırıcı sözlerde bulunmadık.

Proje sayesinde bütün düşmanca fikirlerimi, kıskançlıklarımı, bencillik ve korkularımı geride bırakmayı öğrendim. Üstelik bütün bunları SORGED sayesinde ücretsiz olarak deneyimledim. Mary Anne Radmacher’ın da dediği gibi “Dünyanın diğer yarısında ay ışığını gördükten sonra ben eski ben değilim.”

Projeye gitmeme olanak sağlayan SORGED’e ve proje öncesinde ve proje boyunca yardımcı olan, güzel vakit geçirmemde katkıları olan ekip arkadaşlarıma teşekkürler.

Son Yazıları Tüm Yazıları
Dernek Scripti: Medya İnternet